Öğrenme beynimizle gerçekleştirdiğimiz bir eylemdir, insanın beyninde sinir bağlantısı oluşturmak demektir. Bir kişi okuduğunu ya da dinlediğini anlar, inanır ve kabul ederse sinir hücreleri arasında bir bağlantı oluşur ve öğrenme gerçekleşir. Fakat öğrenme anlık ve kalıcı olmak üzere ikiye ayrılır. Anlık belleğe alınan bilgiler kısa sürede unutulur, öğrenmek ise kalıcı bellekle gerçekleştirilir.

 

Ebeveynler çocuklarına bir şeyler öğretirken onun anlık değil kalıcı bilgiler edinmesini sağlamaya çalışmalıdırlar.
Etkin bir kalıcı öğrenme için öğretilecek konuyu düz bir şekilde anlatmak yerine, öğrenme işinin içine çocuğun duygularını da katmak gerekiyor. Çünkü öğrenme eylemi %20 zihinsel, %80 ise duygusal zekâyla gerçekleşiyor. Bu nedenle çocukları eğitirken onları salt disiplin altında eğitmek çocuklarda öğrenme bozukluğuna yol açıyor. Bunu engellemek için öğrenim hem disiplinli hem de eğlenceli bir hale getirilmeli.

 

Çocuk gelişiminde en önemli etken oyundur. Oyunla öğretilen bilgi çocukta kalıcı hale gelir. Çocukta korku duygusu yerine merak ve heyecanla öğrenmeyi sağlamak da çocukların öğrenmesini kolaylaştırmaktadır.

 

İnsanlar yaşadıkları olaylardan ne kadar etkilenirlerse o kadar çok hatırlarında tutarlar. Bu çocuklar için de geçerlidir. Kendilerine öğretilecek konuya ne kadar ilgi ve sempati duyarlarsa, öğrendikleri o kadar kalıcı olur. Çocuk ilgi duymadığı bir konuyu öğrenirken sinir hücrelerinde bilgi damla damla, ilgi duyulan bir konuda ise sel gibi akar.

 

Bu yüzden çocuklarda öğrenme işi onların meraklarını harekete geçirecek şekilde ve oyunlarla süslenmiş biçimde sunulmalıdır.

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER